Please help contribute to the Reddit categorization project here

    dagobertdoc

    + friends - friends
    15,561 link karma
    516 comment karma
    send message redditor for

    [–] Bence de Nanay dagobertdoc 81 points ago in Turkey

    Bu da like almak için senelerden beri aynı muhabbeti sürdürüyor. Of, anladık.

    [–] Shit quality dagobertdoc 1 points ago in TurkeyJerky

    Teolog değil, matematikçi, ön yargısız kardeşim :)

    [–] Shit quality dagobertdoc 8 points ago in TurkeyJerky

    Qur'an for atheists (an introduction) part 1 by Dr. Jeff Lang: https://youtu.be/2AvepssBwzY

    [–] Dinosaurs were cooler... dagobertdoc 5 points ago in funny

    Quran 2:30 - And, when your Lord said to the angels, "Indeed, I will make upon the earth a successive authority." They said, "Will You place upon it one who causes corruption therein and sheds blood, while we declare Your praise and sanctify You?" Allah said, "Indeed, I know that which you do not know."

    ... and He kicked the angel, who disagreed, out of the meeting :)

    [–] C a l f c l o s i n g dagobertdoc 3 points ago in TurkeyJerky

    What would Çökertme kebabı be like? Don't overthrow the kebap

    [–] Beyim durdu... Pardon beynim durdu. dagobertdoc 3 points ago in TurkeyJerky

    Kelime olarak benziyor, ama yanlış.

    Beyin, beynin, beyni, beyne (brain) Beyin, beyinin, beyini, beyine (your lord, your husband)

    [–] Beyim durdu... Pardon beynim durdu. dagobertdoc 4 points ago in TurkeyJerky

    Beyne girmiyor gardaş, #beyine! (kocasına) ;)

    [–] Sakınn dagobertdoc 2 points ago in TurkeyJerky

    Gusül abdestinin kaç farzı vardır? :) https://youtu.be/HfMXHwPUzoQ

    [–] Çuf çuf (source in comments) dagobertdoc 3 points ago in Turkey

    Unconfirmed! Belki başka bir kaynağı olan varsa diye paylaştım.

    [–] Thank God, it's Friday 🚬 dagobertdoc -3 points ago in funny

    Alexa, play "Keep their heads ringin' "

    [–] Actual footage of me going through life. dagobertdoc 17 points ago in funny

    Amor fati: Life/Fate pulls the unwilling

    On a road there is a dog tied to the cart.  The dog cannot help being tied to the cart, it is merely the situation as he finds it.  The cart begins rolling down the road, headed to some destination or other.  The dog has two choices:  he can fight against the rope and cart, pulling, getting dragged, yelping, and struggling; or, he can trot along side the cart to wherever it is going. Regardless, the dog is going where the cart is going.  There’s no helping that.  The only choice is whether he goes willingly, and thus makes it easier on himself and more enjoyable, or he gets dragged biting, snapping, and pulling the whole way.

              - Zeno of Citium
    

    [–] Can kurtaran argo cümle dagobertdoc 1 points ago in Turkey

    It deescalated quickly :)

    [–] Can kurtaran argo cümle dagobertdoc 6 points ago in Turkey

    Aferin be tosuncuk: Bunu yezen tasan okina kasan.

    [–] Can kurtaran argo cümle dagobertdoc 22 points ago in Turkey

    Şimdi boku yedik, Argo bir cümlenin yer aldığı levhanın hikâyesi oldukça enteresan. Muhtemelen Necmeddin Okyay'a ait ebruyla süslenen levhayı ilginç kılan ise “celi sülüs” yazı çeşidiyle yazılmış olan ibare... İkinci Dünya Savaşı öncesinde Bakırköylü Ermenilerden Doktor Peştemalcıyan ailesiyle birlikte Türkiye’den Almanya'ya göç edip Berlin'de bir halı ve kilim mağazası açmıştı. Savaş başlayıncaya kadar işleri yolunda gitmiş, baba Peştemalcıyan işleri oğlu Aram Peştemalcıyan'a bırakmıştı ama savaşla birlikte zorlu günler beraberinde gelmişti. Her gecen gün bir öncekini aratmaktaydı. Savaş bütün hızıyla sürerken 1943'un sonuna doğru Almanlar için savaşın gidişatı belli olmuş, daha fazla savaşacak gücünün kalmadığı ortaya çıkmıştı. Sovyet askerleri 1944 yılının Ocak ayında Oder Irmağı’nı geçerek önce Budapeşte'ye, Nisan başında ise Viyana'ya girerek Berlin’e doğru ilerlediler ve 25 Nisan'da Berlin'i kuşattılar. Kentin merkezindeki bir yer altı sığınağında kalan Hitler ise, savaşın kaybedildiğini anlayarak 30 Nisan’da intihar etti. Ruslar artık Berlin’deydiler. Şehrin hemen her noktası Rus işgali altındaydı. Yağma ve talan Almanya’da artık sıradan bir işti. Taciz ve tecavüzün bininin bir para olduğu o günlerde asil mesele hayatta kalmak ve tatlı canını kurtarmaktı. Bu zor şartların hüküm sürdüğü günlerde Rus İşgal Komutanlığı bir bildiri yayınlamıştı. Bildirideki kesin emre göre her yer, Rus askerlerine açık tutulacaktı. Savaşın acımasız yüzünü bütün çıplaklığıyla çoktan gören Peştemalcıyan ailesi de emre mecburen uymuştu. Halı mağazalarının kapılarını açarak Rus askerlerinin yağmaya gelmesini endişe ile bekleyen ailenin bu bekleyişi fazla uzun sürmedi. Peştemalcıyan Halı-Kilim Mağazası’ndan içeriye gürültü ve patırtı ile kılıksız, vahşi görünüşlü, Moğol tipli ve silahlı iki asker yüksek sesle bağıra çağıra konuşarak girdi. Askerlerden biri halılarla ilgilenirken diğeri, genç kızlarını da aralarına alarak hareketsiz bir şekilde endişe ile olup biteni gözleri ile takip eden Peştemalcıyan ailesine yöneldi. Etrafa şöyle bir göz atıyormuş gibi yaptıktan sonra genç kıza doğru yaklaştı ve elini uzattı. Aram Peştemalcıyan gayrı ihtiyari ve seri bir hareketle askeri bileğinden sıkıca yakaladı. Çekik gözlü asker bu ani tepki üzerine tabancayı çekti ve Peştemalcıyan'ın şakağına dayadı. Aram Peştemalcıyan, adeta taş kesilmiş karısına dönüp ağzından

    • “Şimdi b..ku yedik” cümlesi döküldü.

    Bu sözleri işitince irkilen asker silahını indirerek sordu:

    • "Ne dedung? Ne dedung?..."

    Baba Peştemalcıyan olayın şoku içerisinde, ister istemez söylediği sözleri tekrarlamak zorunda kaldı:

    • "Simdi b..u yedik".

    O anda sanki bir mucize oldu. Asker ani bir hareketle silahını indirerek yıllar sonra bir dostunu görmüş biri gibi büyük bir sevinçle Peştemalcıyan’ın boynuna sarıldı. Peştemalcıyan şok üstüne şok yaşıyordu. Olayı kavramaya çalışıyor ve askerin Kırgız ağzıyla, "Miz gan gardaşiz, min sinig gardaşmam" yani "Biz kan kardeşiyiz, ben senin kardeşinim" derken sevinçten çılgına dönmesini hayretler içinde seyrediyordu. Mağazayı basanlar, Rus ordusundaki Kırgız askerlerdi ve karşılarında Türkçe konuşanları görünce büyük şaşkınlık yasamışlardı. Olay anlaşılıp şok atlatılınca Peştemalcıyan ailesi rahat bir nefes aldı. Askerler özür dilediler, çaylar içildi, konuşmalar uzadı ve iki asker sonraki günlerde mağazaya gönüllü bekçilik yaptılar. Sovyet ordusunda farklı milletlerden askerler vardı. Bu iki Kırgız asker de Sovyet ordusu ile Berlin'e kadar gelmişlerdi ve 1945'te Sovyetlerin Nazi Almanya’sına karşı zaferinin tescili anlamına gelen Sovyet bayrağını Almanya’nın başkenti Berlin'e diken üç Sovyet askerinden biri de, Dağıstanlı Abdülhakim İsmailov idi. Savaş bitmiş, sıkıntılı günler geride kalmıştı. Peştemalcıyan ailesi bir gün Berlin'deki mağazalarını gezen bir Türk gazeteciyle tanıştılar ve gazeteciyi evlerine davet ettiler. Yaşadıkları olayı büyük bir heyecanla ve yeniden yaşıyormuşçasına tekrar tekrar anlattılar. Hayatlarını kurtaran sihirli cümlenin Peştemalcıyan ailesi için neler ifade ettiğini, hayatta kalmalarına sebep olan bu sözleri bir hattata yazdırıp evlerinin en güzel yerine asmak istediklerini ve bu anı her zaman hatırlamak istediklerini söylediler. Gazeteci, onlara bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi ve Türkiye’ye dönüşünde verdiği sözü yerine getirmek üzere hattat ve mucellid Emin Barın'ın Çemberlitaş'taki atölyesine gitti. Emin Barın kendisinden yazılması istenen cümleyi duyunca şaşırdı. Zira ilk defa böyle ilginç bir taleple karsılaşıyordu. Hemen "Yazarım" diyemedi, düşünmek için zaman istedi ve kendisi de Almanya'da cilt eğitimi sırasında yaşadığı savaş günlerini hatırlayınca işi kabul etti. Bir hafta sonra yeniden gelen gazeteciye ibareyi yazabileceğini söyleyerek bu fotoğrafını görmüş olduğunuz “celi sülüs” levhayı hazırladı. Levhanın etrafı "Hatip ebrusu" ile süslendi ve Almanya'ya doğru yola çıktı.

    Levhanın hikâyesi iste böyle...

    Hayat kurtaran argo bir cümle ve bu argo cümlenin hattat elinde sanat eseri bir levhaya dönüşmesinin öyküsü...

    Emin Barın, dostlarına daha sonraları "Hadise o kadar ilgi çekiciydi ki gazeteci dostumdan dinleyince teklifini kabul etmek zorunda kaldım" diyecekti. Levha, Peştemalcıyan ailesinin artık dostu olan gazeteci tarafından Berlin'e götürüldü ve 17 Temmuz 1966 tarihli Yeni Gazete'ye de "Levhaya Bir Ailenin Hayatını Kurtaran Argo Cümle Yazıldı" başlığıyla haber oldu.

    SinanÇuluk

    https://plus.google.com/+YeldaKarataşş/posts/boUJ1W5KWq3